Stratejizm

Stratejizm Yazdır E-posta

Günübirlik hayaller içinde koşarken sizlere anlatılmaya çalışılan idealist düşünce yapısını nasıl kavrayacaksınız diyerek söze başlamak istiyorum.

Evet konumuz stratejizm, kelime olarak strateji kökünden gelen türkçe olarak ifadeleştirildiğinde, önündeki riskleri görerek uzun vade'de yürütülecek olan faaliyetlerin anlamlı ve makul derecede planlamasına işaret etmektedir. İfade sonu itibari ile bir planlama boyutuna doğru ister isemez sizi çekmektedir. Günlük hayatımızda sıkça duyduğumuz, stratejist insanlar denildiğinde imrenerek baktığımız ve kendimize idol seçtiğimiz insanlar topluluğunun dahil olduğu bir rejim gibi görünen stratejizm in aslında kitlesel ekip becerilerinin yönetimi olduğu gerçeği ile karşı kaşıyayız.

Ekip becerileri diyoruz ve arkasından nitelikli insan gücüne doğru bir hamle yapmamız gerekiyor. Stratejizm yanlısı olmak için, öncelikle stratejistlerimiz olmalı, sonra nitelikli hale getirilmiş bir ekibimiz bununla birlikte ekip becerilerini yönetme gayretlerimiz olmalı, ancak yinede sorunumuz ortadan kalmıyor. Sorunun ortadan kalması için iyi gözlem yapabilen, iyi dinleyen, tüm duyusal organlarını iyi kullanabilen, ifade etme yeteneği yüksek bir mertebeye ulaşmış, kitleler önünde onları ateşleyebilecek kadar iyi hitabet gücüne sahip olan kişilerden bahsetmemiz gerekiyor. Bir anlamda grekoromenlik gömleğini üzerinden çıkarıp profesyonel düşünce ve fikir yönetimi gömleğini üzerine giymiş, yaşamsal riskler dahil tüm riskleri iyi gözlemleyebilen insanlara ulaşmamız ve yahut böyle insanları yetiştirmemiz gerekiyor. Aksi takdirde stratejik plan adını taktığımız ancak bizi yansıtmayan gelecek konusunda kuşkularla dolu planları olan toplumlar haline gelebiliriz vee maalesef de gelmekteyiz.

Kendilerini stratejist sanan gövdesi büyük ama başı küçük yapıların gün geçtikçe arttığı günüzmüde üretim kapasitesi arttırmayı, satış oranları arttırmayı, daha fazla istihdam sağlamayı stratejik eylem plananı koyan ancak gelinen durum itibari ile krizle savaşmaya çalışan veya hayatlarını sonlandıran bir çok kurumu görünce, stratejizm denilen bu ifadeyi gözlemleyerek ifadeleştirmek gerektiğini düşündüm.

Düşündüm ve bir fikrim geldi, fikrime gülüp geçecek bir çok insan olma olasılığını düşünerek ve tüm riskleri yöneterek iyi bir stratejist olarak başlamak istedim yazımı kaleme almaya ve sonu geldiğinde benimle aynı görüşleri paylaşacak en az beş stratejist, beş lider olma güdümlü, beş ne yapacağını bilen, beş fikri olan insan kazanmayı hedefledim.

Aylar önce bir öğrenci gurubuna liderliği, stratejik planlamayı anlattığım bir seminerimde onlara 20 yıl sonra nerede olacaklarını sordum. Çeşitli hayallerle cevaplar aldım, ya 10 yıl sonra dedim yine hayaller vardı, 5 yıl sonra dediğimde bir bilinmezlik bulutu çökmüştü üzerlerine, ya okuldan mezun olduktan sonra ne olacak cocuklar dediğimde hepsi birer yönetilen olmaya aday insanlar duruyordu karşımda. Onlara 73 yaşında ölmeyi planladığımı söylediğmde bir çoğu stratejist olmadıkları, geniş açılı düşünemedikleri için şu anda sizlerin yaptığı gibi sadece ve sadece gülümsemişlerdi. Gülümseyen yüzler görmek insanlara ağlamadan önce gülümsemeyi öğretmek güzel bir sosyalleşme örneğidir. Sonra içlerinden birisi neden 73 diye sordu. Nedenim basitti, yaratılan herşeyin bir ömrü vardı, üretilen her ürünün bir ömrü olduğu gibi, her üretilen ürünü uygun kullanmamız gerekiyordu, o zaman bedenimizide uygun kullanmamız gerekmekte idi, uygun kullanılmayan bir ürünün zamanla bir takım hatalı kullanımlardan dolayı ömrünün azalacağı bilinen bir gerçekti. 100 yaşına kadar yaşamak tüm ideal şartlarda sağlığa dikkat edildiğinde tıbben kanıtlanmış bir gerçekti. Sağlık olarak dikkat etmediğim unsurları sıraladım onlara, sigara, içki, az uyku, dengesiz beslenme vs. Bunları düşdüğümde ömrümden yirmi yılın gideceğini söyledim.

Yine gülümsediler ......
Ya doğal afetler, kazalar, birisinin canınıza kastetmesi gibi diğer sebepler ne olacak dediler.

Yukarıda da bahsettiğim gibi bir takım genel kültür bilgilerimiz vardır. Bu bilgiler anlamlı veri haline getirilmiş veya anlamsız ifadeler olabilirler diyerek söze başladım. Trafikte bir araçla seyrederken bir takım kurallar vardır bu kurallara uymadığınzı takdirde risk gerçekleşir, birde kara noktalar vardır. En çok kaza olan bölgeler ve bu bölgelerde kaza olmasının sebepleri vardır. Bu sebeplerin tamamını birleştirdiğimizde bize kaza yapmayacak ve trafik kazasından ölmeyecek kadar bir eylem planı oluşmuş olur. Doğal afetler olayına gelince, osmanlının  yıllar önce yaptığı yapıları, köprüleri, camileri, medreseleri, kaleleri anlattım onlara hiçmerak edip bu yapıların nasıl inşa edildiği, deprem felaketinde bir cok yeni yapının yıkılmasına rağmen bu yapıların nasıl dimdik ayakta kaldıklarını anlattım. O zaman depremde yıkılmayacak özellikte bir eve sahip olmam gerektiğini, çok fazla su yolunda yer alan bir nehrin yanında evim olmaması gerekliliğini, genelde osmanlının şehirleri kurararken tepelere ve yüksek yerlere yapılandığını, deniz kenarındaki yapılanmarında farklı bir mimari özellikleri olduğundan bahsettim. Bunlarıda risklere eklediğimde yedi yıllık bir kaybımın olabileceğinide koyunda 73 yaşına kadar yaşabilmem için gerekli adımların bir kısmını onlara anlatmış olmuştum.

İçlerinden birisi, ben bir şeyleri anladım, siz iyi bir stratejistsiniz dedi, az önce bize anlattığınız şeylerin tamamı iyi bir risk yönetimi, iyi bir gözlem yeteneği, iyi bir genel kültür , iyi bir araştırmacı kimliğine sahip olmamız gerektiğini söylüyor. Öncelikle bunları gerçekleştirirsek planlayabilmek için geerekli anlamlı veri altyapısını oluşturabiliriz. Bunlar olmadığı müddetce ne yaparsak yapalım hedeflerimize ulaşmamız pek mümkün görünmüyor dedi.

İşte o iyi bir yönetici, iyi bir lider, iyi bir stratejist adayı idi benim için çünkü düşüncesine fikirler katmayı öğrenmiştir. Artık bir stratejizm yanlım daha olmuştu.

Yıllarca bizlere bir takım yabancı menşeili onların yıllar önce yaptıkları uygulamları örnek göstererek düşündürmeden yönettiler. Halende tüm ulus olarak lider değil, yönetilen bir toplum olarak hayatımıza tüm fertlerimizle birlikte devam etmekteyiz.

Geçmişimizi bize öğretmeden, gözlem yapmadan ve öğrenmemize fırsat vermeden geçen ömürlerimizi planladılar ve hepimizi yönettiler.

Ulu önderimiz Atatürk'ü kardeşi ile tarlada karga kovalayan çocuk olarak anlattılar. Oysa ki askeri okulda okurken 50 yıl sonraki Türkiye haritasını çizen bir lider olduğunu, bu düşünce yapısı ve liderlik vasfına nasıl sahip olduğunu, onun stratejilerini bize hiç anlatmadılar. Üzerinden geçerek detaya inmeden ve kulaktan dolma bilgilerle bir toplum üretmek ideal olan bir misyonerlikti belkide ve belkide çok fazla hükmettiğimizde korkulacak bir deve dönüşebilirdik.

Osmanlıyı hep devşirmelerle anlattılar bize, oysa ki üç kıtaya kadar sınırlarını genişletmiş, Son zamanlarında dahi okyanus ötesi medeniyetlere bilgi ve teknolojide örnek olmuş bir devden hi.bahsetmediler.
İstanbulu fethetmek için halen döküm sektörüne mensup dev kurumların bile çözemedeği malzeme teknolojisi ile toplar döktüren ve çek cumhuriyeti halkını döküm konusunda uzman hale getiren Fatih Sultan Mehmet' i, Viyana seferine çıkmadan on yıl öncesinde mecar kralına mektup yazarak on yıl sonra ihtiyacı olan malzemeyi tedarik etmesi için şimdiden hareket etmesini için yapması gerekenleri sıralayan Kanuni Sultan Süleymanı, dünyanın yazılı haldeki ilk standardını ferman olarak yayınlayan ve günümüzde organik tarım olarak önümüze konan bir çok standardın öncüsü olan Yıldırım Beyazıt' ı ve diğer cihah padişahlarının liderlik özelliklerini bize hiç anlatmadılar, öğretmediler, araştırtmadılar. Osmanlı arşivlerini okumak için osmanlıca öğrenen yüzlerde yabancıyı duymamıza rağmen bunları inceleyen bir tane nesil yetiştirmemize engel oldular. Sonuç olarak  stratejizm in kurucusu bir toplumu kendi stratejileri ile planlamaya devam ediyorlar.

Ve yeniden günümüze geldiğimizde, gövdeleri büyüyen küçük başlı insanlar, kurumlar her yerimizi doldurmaya devam ediyorlar.

Gözlerinizi kapatarak anca hayal kurarsınız. Stratejist olmak için tüm duyu organlarınızı, kurumlarınız içindeki değerlerinizi, kurumsal hafızanızı ve kültürünüze yansıyan öz değerlerinizi iyi ele almanız gerekiyor. Kurumunuz içinde gerçekleşen faaliyetlerden bi haber olan ekibinizle, gelecek krizlerden bi haber olarak ve sonunuzu bekleyerek yaşamaya çalışan birer kurum olmaya devam edersiniz.

Stratejizm demek......
Gözlem demek,
Düşünmek demek,
Fikir yönetimi demek,
Ekip becerilerinin yönetimi demek,
At gözlüklerini çıkartarak sektöre bakmak demek,
Size karşı olan rakipler dahil tüm toplum beklentilerine açık olmak demek,
Risklerini iyi belirleyen ve her risk için önlemler alan ve bunları faaliyete döken insanlar topluluğu demek.

Stratejizm demek insana değer demek.